Error. Page cannot be displayed. Please contact your service provider for more details. (9)

Cuma , Mayıs 26 2017
Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / GENEL / ANTRENMAN / Antrenman ve Beslenme ilişkisi.

Antrenman ve Beslenme ilişkisi.


                                              

Herşeyden önce antrenman yapacağınız zemin önemli. Sürekli olarak asfalt, beton gibi sert zeminde koşmanın birçok sakıncası var. Bu yüzden özellikle uzun antrenmanlar ve tempo-interval antrenmanları için toprak zemini tercih etmelisiniz.

Çok sıcak ve nem oranı yüksek yerlerde güneşin nispeten etkisini azalttığı saatlerde yani ya sabah 8 den önce veya akşam 6 dan sonra antrenmana başlamalısınız. Bol su içip antrenmanı da kısa ve hzlı yaparsanız terleme yolu ile kayıplar daha az olur. Koşmak için de daha gölge ve ağaçlık yerleri tercih edin.

Vaktiniz varsa sadece 40 dk jog gibi az idman olan günlerde çift idman; yani sabah 30 dk jog +akşam normal idman (programda ne varsa) yapabilirsiniz. Eğer çift idman yaparsanız ve programda bir saatin üstünde koşu veya tempo varsa öğlen mutlaka en az 1 saat yatarak dinlenmelisiniz. Buna vaktiniz yoksa tek idman yapın.

Bayanlarda 21, erkeklerde 24 yaşına kadar büyüme prosesi devam ettiği için özellikle bu yaşlarda yapılan atletizm gibi performans sporlarında beslenme çok önemlidir. Büyüme prosesi devam ettiği için vücut daha geç yorulur, çabuk toparlanır ve aslında daha ağır idmanları kaldırabilir gibi gözükse de, iyi beslenmeden ve gerektiği gibi dinlenmeden idman yapılması durumunda, ileri yaşlarda çok gerekli olacak bir takım rezervleri gereksiz yere kullanırsınız. Yani iyi antrenman yapmak için iyi beslenmelisiniz. Bu uzun vadede sizin için oldukça önemlidir.

Mutlaka 3 öğün yemek yemelisiniz. Öğün atlamayın veya sandviç, hamburger gibi şeylerle öğün geçirmeyin. Bu sizin uzun vadede performansınızı düşürür, kansızlık, demir eksikliği, bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olur. (Kolayca hasta olur ve uzun süre iyileşemezsiniz.)

Abur-cubur yemeyin. Her zaman protein veya karbonhidrat değeri yüksek olan yiyecekleri tercih edin.
ÖRNEK: Bisküvi-çikolata yerine fındık, fıstık,kuru üzüm, kuru kayısı, meyve, tost
Kola-gazoz yerine meyve suyu, soda, ayran
Reçel yerine bal, pekmez
Tatlı olarak sütlü tatlılar (sütlaç gibi), meyveli yoğurt vs.

>Antrenmanı bitirdikten sonra en kısa süre içinde yemek yiyip dinlenmelisiniz. Antrenman ile yemek saati arasında uzun bir süre varsa yanınızda sandviç getirin. Antrenmandan hemen sonra yenecek az miktardaki karbonhidrat vücudun hemen recovery (toparlanmaya) başlamasını sağlar ve daha çabuk dinlenirsiniz.
>Sabah mutlaka iyi bir kahvaltı edin (sabah idmanından önce değil tabi). Peynir, süt, yumurta, bal, pekmez (dut veya üzüm pekmezinin içine dövülmüş ceviz veya susam koyabilirsiniz), vanilya –şeker katkısız fıstık ve fındık ezmesi. Kahvaltınıza C vitamini ve demir alımını arttırmak için mutlaka domates, salatalık, yeşil biber, maydanoz da ekleyin.
>Ayrıca kuru üzüm, kuru kayısı veya kuru incir (küçük küçük doğranmış olarak), pekmez (veya bal), muz ilave ederek meyveli yulaf ezmesini kahvaltınıza ekleyebilir veya tek olarak da yiyebilirsiniz.
>Haftada en az bir kere balık (mevsimi uygun ise taze balık değil ise konserve) ve ciğer yiyin. Diğer günlerde de mutlaka az miktarda da olsa kırmızı et yemenizi öneriyorum. Kırmızı etin tavuk etine göre protein ve demir değeri çok daha yüksektir. Etle birlikte domates ve maydanoz da her gün yenilmesi gerekenler arasındadır.
>Yeterince meyve ve sebze yemiyorsanız 2-3 günde bir multi-vitamin almanızı tavsiye ediyorum. Centrum, One-a-day veya supradin kullanabilirsiniz. Bunlar herkesin hergün alabileceği sıradan vitaminlerdir ve doping sayılmaz.
Koşu bir performans sporudur. İyi koşabilmek için iyi antreman yapmalı, iyi dinlenmeli ve kendinize iyi bakmalısınız. Uykusuz, yorgun olduğunuzda ya idman yapmayın veya sadece jog atıp drill yapın.
>Sabah uyanır uyanmaz yataktan kalkmadan en az 30 sn nabzınızı sayın. Her gün olmasa da haftada en az 1-2 kere sayın. Durumunuz düzeldikçe dinlenik nabzınızın da düşmesi gerekiyor. Örnek: bu durumunuzda 50-60 arası ise 1 yıl sonra 40-50 arasında olmalı.
>Fitness salonunda ağırlık çalışması olduğu zaman terli olarak aletlere oturmayın yanınızda küçük bir havlu veya t-shirt getirin.
>Soğuk / yağmurlu havada idmana günlük botlarınızı giyip gelin. Spor ayakkabılarınızla koştuktan sonra eve giderken tekrar botlarınızı giyin.
>Yorgun iken vücudun direnci de düşer, bu yüzden antremandan sonra hastalanma riski azaltmak için çoraplar dahil kesinlikle üzerinizi değiştirin. Soğuk ve rüzgarlı yerlerde durmayın.
>Lütfen antremanlarda birbirinizle yarışmayın. Hem antreman temponuzu bozar hem de birbirinizi yıpratırsınız.
>Yorgun ve uykusuz yapılan uzun yol idmanı (1 saatin üzerindeki) ve tempo antremanları sizi yıpratır, yarar yerine zarar verir. Böyle durumlarda sadece jog atın veya dinlenin, tempoyu 1 gün sonra yapmanız sizin için daha iyi olur.
>Antremana mutlaka 1 yedek t-shirt getirin. Rüzgar varsa kesinlikle terli t-shirt ile durmayın.
>40 dk jog olan günlerde son kulvardan 450m 2:30 ile başlayıp ısındıkça (doğal olarak hızlanıp) 2:00 civarinda 40. dakikayi bitirin. Ertesi günü tempo varsa 2 dk”nın altına inmeyin. (Glikojen depolarını boşu boşuna harcamış olursunuz, depoların yeniden dolması için ortalama 2 güne ve bol suya ihtiyaç var.) Masterler ile koşmaya başladıysanız bile onlarla bitirmek zorunda degilsiniz!!! Parkurda koşarken belli mesafeleri veya turu kaçta geçtiğinize bakın.

Ailesi ile kalmayanların iyi beslenme için daha pratik düşünmesi gerekiyor.

>Sebzeleri sadece az suda haşlayarak yiyebilirsiniz. Patates, karnıbahar, havuçu büyük büyük doğrayıp yanmayacak kadar az suda kısık ateşte haşlayıp üzerine zeytinyağı, limon sıkıp veya yoğurt koyup yiyebilirsiniz.
>Ispanak ve semizotunu pişirmeden salataya ekleyebilirsiniz.
>Nohut ve kurufasulyeyi haşlayıp salataya katabilir veya herhangi bir çorbanın içine atabilirsiniz.
>Kırmızı mercimek, pirinç, bulgur, küçük doğranmış havuç, soğanı, tuz ve biraz domates suyu ekleyip suda yumuşayıncaya kadar kaynatıp yiyebilirsiniz.
>Kahvaltı dahil her öğünde salata (domates, salatalık, maydanoz veya havuç, turp marul salatası), yemeklerden sonra ise meyve yemeniz vitamin ihtiyacını karşılamanızda büyük yararı olur.
>Sporda beslenmenin en önemli öğesi proteindir. Bunu da ancak et yiyerek karşılayabilirsiniz. Balık, ciğer, tavuk ve kırmızı et (sadece biri) az miktarda her gün yenmelidir. Hafif ateşte tavada bir parça kızartıp yanında salata, yogurt ve makarna ile iyi bir akşam yemeği yapabilirsiniz. Kırmızı etin sadece oturduğu yerden kalkmayanlara kolesterol gibi zararları vardır, size ise çok gereklidir.
>Dut pekmezi, bal, ceviz, fındık, fıstık (ve/veya fındık-fıstık ezmesi) yanı sıra, pastörize kırmızı üzüm suyunu tavsiye edilir. Marketlerde bulabilirsiniz, fermante olmamış yani alkol değildir.
>Fındık, susam veya müsli krokanları da çantanızda bulundurup öğün aralarında ve idmandan sonra yiyebilirsiniz.


Hakkında yahya YALCiN

Cevapla