<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beden Eğitimi &#187; ATATÜRK VE SPOR</title>
	<atom:link href="http://www.bedenegitimci.com/tag/ataturk-ve-spor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bedenegitimci.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Beden Egitimi ve Spor Portalina Hoşgeldiniz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 16:40:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>ATATÜRK VE SPOR</title>
		<link>http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html</link>
		<comments>http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2011 06:53:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya YALCiN</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[BEDEN EĞİTİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR KÜLTÜRÜ]]></category>
		<category><![CDATA[SPORDA GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk adına düzenlenen sporlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bedenegitimci.com/?p=4513</guid>
		<description><![CDATA[ Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda Atatürk&#8217;ün adına düzenlenen yarışmalar ve futbol maçları ayrı bir anlam , önem ve değer taşır. Bunların arasında en eskisi, 1927 yılından beri yapılagelmekte olan &#8220;Gazi Koşusu&#8221; at yarışıdır: Ve &#8220;Gazi Koşusu&#8221; bugün de Türk at yarışı dünyasının en büyük ve en önemli yarışı niteliğini korumaktadır. Büyük [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturku-anma-spor-yarismalari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları'>Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları</a> <small>              ATATÜRK&#8217;Ü ANMA SPOR YARIŞMALARI Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-futbol.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Futbol'>Atatürk ve Futbol</a> <small>ATATÜRK VE FUTBOL Büyük Atatürk`ün ilgiyle seyrettiği bir futbol maçı...</small></li></ol>

Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.bedenegitimci.com/wp-content/uploads/2011/12/ataturk-spor.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-4514" title="ataturk-spor" src="http://www.bedenegitimci.com/wp-content/uploads/2011/12/ataturk-spor-150x117.jpg" alt="" width="150" height="117" /></a></strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Atatürk ve Spor </strong></p>
<p><strong>Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar </strong></p>
<p><a href="http://antalya.gsb.gov.tr/SiteAssets/Lists/AtaturkKosesi/EditForm/ataturk-spor.jpg"></a></p>
<p> Türk sporunda Atatürk&#8217;ün adına düzenlenen yarışmalar ve futbol maçları ayrı bir anlam , önem ve değer taşır. Bunların arasında en eskisi, 1927 yılından beri yapılagelmekte olan &#8220;Gazi Koşusu&#8221; at yarışıdır: Ve &#8220;Gazi Koşusu&#8221; bugün de Türk at yarışı dünyasının en büyük ve en önemli yarışı niteliğini korumaktadır.<br />
Büyük Atatürk&#8217;ün Ankara&#8217;ya ilk gelişinin yıldönümüne rastlayan 27 Aralık günleri Ankara&#8217;da yapılmakta olan &#8220;Atatürk Koşusu&#8221; yarışması da en eski organizasyonlardan biridir.<br />
       <span id="more-4513"></span>Her iki yarışmanın Atatürk zamanından beri yapılmakta olması da bunlara ayrı bir önem ve tarihi bir değer katar. Yarışçılık dünyamızdaki &#8220;Gazi Koşusu&#8221; ile Türk atletizmindeki &#8220;Atatürk Koşusu&#8221; Büyük Atatürk&#8217;ün izniyle yapılmaya başlandı ve onun ölümünden sonra da hiç aksamadan sürdürüldü. Bunların dışında uzun bir aradan sonra futbolda son iki yıldır &#8220;Atatürk Kupası&#8221; düzenlenmeye başlandı. Atatürk&#8217;ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım&#8217;larda oynanan ilk turnuvada Fenerbahahçe, Beşiktaş&#8217;ı 2-0 mağlup ederek kupanın sahibi olurken, son turnuvada Beşiktaş, Galatasaray&#8217;ı 2-1 yenerek kupayı müzesine götürdü.</p>
<p><strong>Atatürk Koşusu</strong></p>
<p>Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 günü Samsun&#8217;a çıktıktan sonra Anadolu içlerine doğru yolunadevam ederek &#8220;Milli Mücadele&#8221; için çalışmaya başladı. Atatürk, Sivas üzerinden Ankara&#8217;ya geldiği zaman, takvimler 27 Aralık 1919&#8242;u gösteriyordu . Mustafa Kemal, o gün saat tam 15.05&#8242;de Dikmen sırtlarındaki Kekliktepe mevkiinden, aşağıda uzanıp giden, tipik bir bozkır kasabası olan Ankara&#8217;yı ilk kez görmüştü.<br />
Mustafa Kemal, bu bozkır kasabasını, başlattığı &#8220;Milli Mücadele&#8221; nin merkezi olarak seçmişti . Vatanın kurtuluşuna gidecek yol buradan çıkacaktı&#8230;</p>
<p>İstanbul&#8217;dan ve yurdun dört bir yanından gelen millet temsilcileri burada Mustafa Kemal&#8217;in etrafında toplandılar. Mustafa Kemal burada Büyük Millet Meclisi&#8217;ni kurdu. Milli Mücadele bu fakir bozkır kasabasından yönetildi. Sakarya&#8217;larda , İnönü&#8217;lerde ve düşmana son darbeyi indiren Büyük Taarruz&#8217;da Ankara, hep çarpan kalp ve düşünen beyin oldu&#8230;.<br />
Büyük kurtarıcının Ankara&#8217;ya ilk gelişi de anılarda ve gönüllerde apayrı bir anlam ve değer taşır. Bu yüzden Türk Spor Kurumu, Atatürk&#8217;ün Ankara&#8217;ya ilk gelişinin 17. yıldönümüne rastlayan 27 Aralık 1936 günü, bu tarihi olayı canlandıracak bir &#8220;Atatürk Koşusu&#8221; düzenlemişti. Bu koşu içinde Atatürk&#8217;ten özel olarak izin alınmıştı. Yarışma, O&#8217;nun Ankara&#8217;yı ilk gördüğü yer olan Dikmen sırtlarındaki Keklikpınarı mevkii ile Ulus Meydanı&#8217;ndaki Vilayet Konağı arasında olacaktı. Bu mesafe 10.800 metreydi.<br />
27 Aralık 1936 günü yapılan ilk &#8220;Atatürk Koşusu&#8221; nu Ankara Demirspor kulübü atletlerinden Galip Darılmaz, 41 dk. 08 sn&#8217;lik derecesiyle kazandı. Bu ilk koşu, o gün başlayan bir geleneğin başlangıcı oldu . O günden sonra 27 Aralık günleri Ankara&#8217;da yapılan &#8220;Atatürk Koşusu&#8221; Türk atletizminde ve Türk sporunda güzel bir gelenek halini aldı. O tarihten beri Atatürk&#8217;ün ankara&#8217;ya gelişinin her yıldönümünde törenlerin yanısıra Atatürk Koşusu da yapılmaktadır.<br />
1936-1938 yılları arasında bu kupayı kazananların listesi ise şöyle:<br />
1936 : Galip Darılmaz (Demirspor) 41.08<br />
1937 : Şevki Koru (Ankaragücü) 38.12<br />
1938 : Mustafa Kaplan (Demirspor) 36.49</p>
<p><strong>Gazi Koşusu</strong></p>
<p>Atatürk adına bir de Gazi Koşusu düzenlenmektedir. Atatürk&#8217;ün Hipodruma gelerek at yarışlarını izlemesi ülkemizde yarışçılığın gelişmesine büyük katkılar sağladı. Ünlü İtalyan mimarı Viotti Violli tarafından yapılan modern &#8220;Ankara Hipodromu&#8221; da Atatürk&#8217;ün emir ve direktifleriyle inşa edilmişti.<br />
Türkiye&#8217;de atçılığı ve yarışçılığı teşvik amacıyla kurulan &#8220;Yarış Islah Encümeni&#8221; de Atatürk&#8217;ün büyük desteğini görmüştü. Bu encümenin ricası üzerine adına bir &#8220;Gazi Koşusu&#8221; nun yapılmasına severek izin verdi (1926). Böylece Türk yarışçılık dünyasının en önemli klasik koşusu halini almış bulunan &#8220;Gazi Koşusu&#8221; 1927 yılından bu yana Türk yarışçılığına renk katmaya başladı.</p>
<p>İngiltere yarışçılık aleminde &#8220;Derby&#8221; ne ise, bugün Türk Yarışçılığında da &#8220;Gazi Koşusu&#8221; odur. &#8220;Gazi Koşusu&#8221; bugün Türk yarışçılığının en büyük ve en önemli klasiğidir. 1927 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirilmektedir. Yarış dünyamızın en büyük klasiği olan Gazi Koşusu&#8217;nun armağanı, Atatürk&#8217;ün at üzerindeki gümüş heykelidir. Ünlü heykeltraş Şadi Çalık&#8217;ın eseri olan bu heykel 1970 yılından beri &#8220;Gazi Koşusu&#8221; galiplerine verilmektedir.<br />
Atatürk son olarak 18 Ekim 1936 günü Ankara&#8217;da at yarışlarını izledi. Beraberinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Abdülhak Renda, Adliye Vekili Şükrü Saraçoğlu, Maarif Vekili Saffet Arıkan, Milli Müdafaa Vekili Kazım Özalp ve Prof. Afet İnanoğlu olduğu halde modern Ankara Hipodrumu&#8217;na gelen Büyük Atatürk , şeref tribününden Sonbahar Yarışları&#8217;nın üçüncü hafta koşularını ilgiyle takip etmişti.<br />
Modern Ankara Hipodrumu&#8217;nu dolduran büyük halk kalabalığı gelişlerinde olduğu gibi gidişlerindede Ata&#8217;ya karşı içten kopup gelen büyük sevgi gösterilerinde bulunmuştu.</p>
<p>1927 &#8211; 1938 yılları arasında bu kupayı kazananların listesi şöyle:<br />
1927 : Ali Muhiddin Hacıbekir&#8217;in &#8220;Neriman&#8221;ı jokeyi : İhsan Atçı<br />
1928 : Atıf Esenbel&#8217;in &#8220;Primerol&#8221;u jokeyi : Yula<br />
1929 : Celal Bayar&#8217;ın &#8220;Cap Griz Nez&#8221;i jokeyi : Clark<br />
1930 : İsmet İnönü&#8217;nün &#8220;Olga&#8221; sı jokeyi : N. Horwath<br />
1931 : Mr. Yantes&#8217;in &#8220;Young Turc&#8221;u jokeyi : Schenelly<br />
1932 : Akif Akson&#8217;un &#8220;Lale&#8221;si jokeyi: N. Horwath<br />
1933 : Karacabey Harasi&#8217;nin &#8220;Özdemir&#8221;i jokeyi : Yunus<br />
1934 : Salih Temel&#8217;in &#8220;Ece&#8221;si jokeyi : Paul<br />
1935 : Ahmet Atman&#8217;ın &#8220;Tomru&#8221;su jokeyi : N. Horwath<br />
1936 : Memduh Alan&#8217;ın &#8220;Slem&#8221;i jokeyi : Paul<br />
1937 : Salih Temel&#8217;in &#8220;Taşpınar&#8221;ı jokeyi : Davut Aktı<br />
1938 : Said Halimin &#8220;Romance&#8221; jokeyi : N. Horwath</p>
<p><strong>Futbol Maçları</strong></p>
<p>Türk Futbolunda Büyük Atatürk&#8217;ün adına düzenlenen 1 büst ve 2 kupaya rastlanır. Bunlardan ilki 1928, ikincisi 1955, üçüncüsü ise 1964 yıllarındadır. Çeşitli tarihlere rastlayan bu üç büyük ve anlamlı kupanın ortak bir yanı vardır. O da her üçününde Türk Futbolunun iki ezeli rakibi Fenerbahçe ile Galatasaray&#8217;ın var oluşlarıdır.<br />
Atatürk Büstü<br />
1928 yılında, Büyük Atatürk tarafından 1925 yılında kurulmuş bulunan &#8220;Tayyare Cemiyeti&#8221; (bugünkü Türk Hava Kurumu) Atatürk&#8217;ün izniyle Fenerbahçe ile Galatasaray takımları arasında bir &#8220;Gazi Büstü&#8221; maçı tertiplemişti. Hasılatı &#8220;Tayyare Cemiyeti&#8221;ne ait olacak bu maçın galibine verilmek üzere ortaya bir de &#8220;Gazi Büstü&#8221; konulmuştu.<br />
10 Mayıs 1928 günü Taksim Stadında yapılan ve Beşiktaş&#8217;lı Şeref Bey&#8217;in yönettiği maçta taraflar zorlu bir mücadeleden sonra 3-3 berabere kaldılar. Daha sonra yapılan maçı Galatasaray takımı kazandı. Bugün Galatasaray&#8217;ın binbir şan ve şerefle dolu müzesinin en değerli zafer anıllarından biri olarak yer almaktadır.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi&#8217;nin Beyazıt&#8217;taki merkez binasının bahçesine dikilecek Atatürk Anıtı&#8217;na bir katkıda bulunmak üzere Milli Türk Talebe Birliği&#8217;nin de önayak oluşuyla İstanbul&#8217;un en güçlü beş takımı; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Adalet, ve Vefa arasında bir turnuva düzenlenmişti. Hasılatı bu anıtın hazırlanmasına bırakılan bu turnuvanın armağanı olarak da anıtın dev bir maketi ortaya konulmuştu.<br />
1955 yılı Mayıs ayında yapılan &#8220;Atatürk Kupası&#8221; maçları olağanüstü bir ilgi uyandırdı. 7,8,14,15,18, ve 19 Mayıs günleri İnönü Stadın&#8217;nı tamamen dolduran büyük seyirci kalabalığı önünde yapılan maçlarda şu sonuçlar alındı:<br />
Adalet &#8211; Vefa 4-1<br />
Beşiktaş &#8211; Galatasaray 1-0<br />
Fenerbahçe &#8211; Vefa 3-2<br />
Adalet &#8211; Beşiktaş 2-0<br />
Fenerbahçe &#8211; Adalet 1-0<br />
Galatasaray &#8211; Vefa 2-2<br />
Galatasaray &#8211; Fenerbahçe 3-2<br />
Beşiktaş &#8211; Vefa 5-2<br />
Adalet &#8211; Galatasaray 3-1<br />
Fenerbahçe &#8211; Beşiktaş 4-4<br />
Bu maçlar sonunda Adalet takımı birinci , Fenerbahçe ikinci oldular&#8230;<br />
Adalet takımı tarihe karışmış bulunmaktadır. Bu anlamlı anıt maketi ise Adalet Fabrikasının şeref köşesinde yer almaktadır.</p>
<p><strong>Atatürk Kupası</strong></p>
<p>Futbolda Büyük Atatürk&#8217;ün adına üçüncü kupa 1964 yılında düzenlendi. Cumhuriyet Halk Partisi tarafından, Türkiye Ligi şampiyonu ile Türkiye Kupası sahibinin oynayacakları maçın galibine verilmek üzere bir &#8220;Atatürk Kupası&#8221; ortaya konuldu. Bu anlamlı kupa , beş yıl içinde en fazla kazanan takımın olacaktı.</p>
<p>1963-1964 sezonunun Türkiye Ligi şampiyonu Fenerbahçe ile Türkiye kupası galibi Galatasaray, 2 Temmuz 1964 gecesi İstanbul İnönü Stadı&#8217;nda karşı karşıya geldiler.<br />
29.933 seyircinin izlediği bu önemli ve anlamlı maçı Romen hakem Mihailescu yönetti . Galatasaray ilk yarıyı Metin Oktay&#8217;ın attığı golle 1-0 önde kapadı. ikinci yarıda çok güzel ve üstün bir oyun çıkaran Fenerbahçe , ikisi Ogün&#8217;ün ve biri Şeref &#8216;in golleriyle ezeli rakibini 3-1 yenerek &#8220;Atatürk Kupası&#8221; nı kazandı.<br />
Maçın en ilginç yanlarından biri, Fenerbahçe&#8217;ye &#8220;Atatürk Kupası&#8221;nı kazandıran gollerden ikisini Atatürk&#8217;ün hayata gözlerini yumduğu 10 Kasım 1938 günü dünyaya gelen Ogün Altıparmak&#8217;ın atmış olmasıydı. Fenerbahçe ve Türk Milli Futbol Takımının bu gözde oyuncusunu, Büyük Atatürk&#8217;ün öldüğü gün doğduğu için babası, o günün anısına hürmeten Ogün adını vermişti.</p>
<p>Fenerbahçeli Ogün Altıparmak maçtan sonra gazetecilere: &#8221; &#8211; Hayatımı yaşadım bu gece!&#8221; demekle duyduğu tarifsiz mutlulğu dile getirmişti.</p>
<p><strong>Ulu Gazi Güreşleri</strong></p>
<p>Öte yandan 19 Eylül 1933 Çarşamba akşamı İstanbul&#8217;da Maksim Salonu&#8217;nda İtalyanlarla yapılan güreş müsabakası Büyük Gazi&#8217;nin huzurunda gerçekleşti. Güreşçiler, Atatürk&#8217;ün önünde mücadele etmeyi büyük bir mutluluk olarak kabul etmiş ve en tarihi günlerini yaşamışlardır. Şimdiye kadar hiçbir spor şubesinin ulaşamadığı bu büyük zafere güreşçiler erişmiştir. Müsabaka sonunda Türk güreşçiler Atatürk&#8217;ün yanına giderek şöyle konuştular: &#8220;Sporumuzun erdiği şerefli günü hersene kutlamak amacıyla 19 Eylül günleri bütün güreş bölgelerinde ULU GAZİ GÜREŞLERİ adı altında müsabakalar yapmak istiyoruz. Bu bayramm büyük kongremizce kabul ve tasdik edilmesini teklif ve rica ediyoruz&#8221;<br />
Güreş Federasyonu&#8217;nun bu teklifi Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı&#8217;nın VII. Genel Kongresi tarafından kabul ve tasdik edilmiş olmasına rağmen &#8220;Ulu Gazi Güreşleri&#8221; gerçekleşememiştir</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturku-anma-spor-yarismalari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları'>Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları</a> <small>              ATATÜRK&#8217;Ü ANMA SPOR YARIŞMALARI Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-futbol.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Futbol'>Atatürk ve Futbol</a> <small>ATATÜRK VE FUTBOL Büyük Atatürk`ün ilgiyle seyrettiği bir futbol maçı...</small></li></ol></p>
<p>Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Spor</title>
		<link>http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-2.html</link>
		<comments>http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 11:15:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya YALCiN</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEDEN EĞİTİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[PERFORMANS ÖDEVLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün sevdiği sporlar]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün spora verdiği önem]]></category>
		<category><![CDATA[ataturk_ve_spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bedenegitimci.com/?p=3933</guid>
		<description><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR GÜREŞ Atatürk, sporlar arasında en çok güreşi severdi. Bu nedenledir ki onun güreşle ilgili anıları oldukça fazla ve ilginçtir. İtalyanları yenen Milli Güreş Takımımız, Florya’daki Cumhurbaşkanlığı Köşkünde büyük Atatürk tarafından davet ve kabul olunup, yemeğe alıkonulmuştu. Atatürk İtalyanlar karşısında, parlak bir sonuç almış olan güreşçilerimizi teker teker kutlamış, bu arada özel bir [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-spor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small> ATATÜRK VE SPOR   = Her çeşit spor faaliyetlerini...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li></ol>

Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address style="text-align: left;"><strong>ATATÜRK VE SPOR</strong></address>
<p style="text-align: left;"><strong>GÜREŞ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, sporlar arasında en çok güreşi severdi. Bu nedenledir ki onun güreşle ilgili anıları oldukça fazla ve ilginçtir.</p>
<p style="text-align: left;">İtalyanları yenen Milli Güreş Takımımız, Florya’daki Cumhurbaşkanlığı Köşkünde büyük Atatürk tarafından davet ve kabul olunup, yemeğe alıkonulmuştu. Atatürk İtalyanlar karşısında, parlak bir sonuç almış olan güreşçilerimizi teker teker kutlamış, bu arada özel bir sevgi duyduğu, sevimli ağır sıklet şampiyonumuz Çoban Mehmet’e takılmaktan da kendini alamamıştı:</p>
<p style="text-align: left;">“-Sen, herkesi kolayca yeniyorsun Mehmet” demiş, sonra ilave etmişti:</p>
<p style="text-align: left;">“-Seninle güreş tutsak, beni de yenebilir misin?”</p>
<p style="text-align: left;">Koca Çoban, çocuksu bir mahcubiyet içinde, başını öne eğerek:</p>
<p style="text-align: left;">“-Sizi bütün cihan yenemedi Paşam, ben nasıl yenebilirim?” demişti.</p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk Çoban Mehmet’in bu cevabı karşısında pek duygulanmış ve aslan yapılı ağır sıklet şampiyonumuzu alnından öpmüştü.</p>
<p style="text-align: left;"><span id="more-3933"></span>Atatürk’ün Florya köşkünde istirahat ettiği günlerde, Çoban Mehmet, büyük Mustafa (Çakmak) ile birlikte Florya plajına gider, orada etraflarını çeviren büyük meraklı topluluğun ortasında, kumlar üzerinde güreş tutardı. Atatürk, belediye plajı kumsalında cereyan eden bu güreşi, köşkten görür görmez, hemen haber salıp pehlivanları yanına çağırdı.</p>
<p style="text-align: left;">Köşkte Çoban Mehmet’e takılan, onun zeki cevapları karşısında keyiflenen büyük Atatürk, kendileriyle uzun sohbetlerde bulunur, pehlivanlara yemek çıkarttırırdı. Pehlivanlar köşkten ayrılırlarken de yaveri vasıtasıyla ceplerine birer zarf koydurtmayı ihmal etmezdi. Zarfın içinden, o zamanlar pek büyük bir maddi değer taşıyan, (enaz) 50 lira çıkardı.</p>
<p style="text-align: left;">Çoban Mehmet’in Atatürk hakkında şu sözleri ilginçtir:</p>
<p style="text-align: left;">“- Rahmetli Atatürk, güreşten çok iyi anlardı. Buna, bizlere huzurunda yaptırdığı güreşlerde çok şahit olmuşumdur. Biz güreşirken, yaptığımız hataları veya iyi hareketleri anında sezer, bize ihtarda bulunur veya takdirlerini bildiren sözler söylerdi. Onun iltifatlarına nail olmak, bizler için sevinç ve gururların en büyüğü olurdu hiç şüphesiz.”</p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk’ün, güreş zevk ve merakının çocukluk yıllarından kalma olduğunu, çocukluk arkadaşlarından olan eski Ankara Belediye başkanı Asaf İlbay’ın şu sözlerinden de anlamak mümkündür:</p>
<p style="text-align: left;">“-Çocukluk yıllarında da sık ve temiz giyinmeyi severdi. Kuvvetli ve cesaretli insanlara hayranlık duyardı. Güreşe bayılır, mahalle çocuklarını sık sık güreştirir, seyrine doyamazdı.”</p>
<p style="text-align: left;"><strong><!--more-->FUTBOL</strong></p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk’ün futbolla ilgili bir anısını da en yakın arkadaşlarından Kılıç Ali’nin oğlu olan, devrinin ünlü futbolcusu Gündüz Kılıç, yıllar sonra kaleme aldığı ve Hürriyet gazetesinde yayınlanan bir yazısında, tatlı bir üslup içinde şöyle dile getirmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, yakın arkadaşı Kılıç Ali’nin evine, ani bir ziyaret için uğradığında, evde başka kimse bulunmadığı için, gencecik Gündüz Kılıç tarafından ağırlanmıştı. Bundan sonrasını rahmetli Gündüz Kılıçtan nakledelim:</p>
<p style="text-align: left;">“..Atatürk şerbetini yudumlarken “gel şöyle otur da seninle konuşalım biraz” dedi ve bana karşısındaki koltuğu gösterdi. Oturdum ama inanın, içimin yağları eridi. İşin asıl zor tarafının bundan sonra başlayacağını hissediyordum. Çünkü Atatürk’ün, özellikle gençlere, değişik zeka soruları sorarak, onları imtihan etmekten pek hoşlandığını biliyordum. Mahcup olmak korkusu bütün benliğimi sarmıştı . Fakat çok şükür sorduğu soru, korktuğum türden olmadı .</p>
<p style="text-align: left;">O sıralarda Milli Futbol Takımımız, Halkevleri Takımı adı altında, Rusya da beş, altı maç yapmıştı . Maçların çoğunda fena sonuçlar alınmıştı . Yaşımın pek genç olmasına rağmen ben de kadroya alınmıştım. Ülkesinde olup biten her şeyle ilgilenen Atatürk’ün, Rusya yenilgileri de gözünden kaçmamıştı. İlk sorusu “neden yenildiniz?” oldu. Kem küm ederek bir şeyler söylemeye çalıştım. Atatürk, pek üstelemeden ikinci sorusunu sordu: “Peki bu yenilgiler seni çok üzdü mü?” dedi. Son derece üzüldüğümü anlatmaya çalışırken bir el hareketiyle beni susturup kendi konuştu:</p>
<p style="text-align: left;">“- Dünyada yenilmeyen kimse, yenilmeyen ordu, yenilmeyen takım, yenilmeyen kumandan yoktur. Yenildikten sonra üzülmekte tabidir. Ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yok edecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. Yenilen, hemen toparlanmalı, kendini yeneni yenmek için olanca gücüyle azmiyle daha çok çalışmalıdır” dedi. Sonra futbolun nasıl oynandığını anlatmamı istedi. Hemen kağıt kalem aldım. Oyun sahasını çizerek, o zaman ki değimiyle müdafileri, muavinleri ve muhacimleri yerlerine yerleştirip, onların görevlerini ve ana kaideler ile hedeflerini anlattım. Atatürk:</p>
<p style="text-align: left;">“-Yahu desene, bizim harp oyunları gibi bir şey sizin oyun da. Sizin işde, strateji bilgisi ve kurmay kafası ister” diye önemser önemser başını salladı.</p>
<p style="text-align: left;">Rahmetli Gündüz Kılıç’ın bu anısı, Atatürk’ün futbol hakkındaki düşündüklerini, bize öğretmesi bakımından büyük önem ve değer taşır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>DENİZ VE KÜREK SPORU</strong></p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, doğaya ve denize aşık bir insandı. Denize yakın olmak; yüzmek ve kürek çekmek, denizin sakin güzelliği karşısında, uzun kış aylarının yorgunluğunu çıkarmak amacıyla, Florya’daki Cumhurbaşkanlığı Deniz Köşkünü yaptırmıştır. Atatürk, Florya’nın en gözde plaj yeri olmasında büyük rol oynamıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün inşaatı, tam 43 gün sürdü. Ahşap köşk, 1935 yılı Temmuz ayında tamamlanarak, Atatürk’ün emir ve istirahatine tahsis olunmuştu. Atatürk, uzun kış aylarının yorgunluğunu, yaz aylarını geçirdiği bu deniz üzerindeki köşkte çıkarır, halkın arasında denize girer ve bol bol kürek çekerdi.</p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk’ün bilfiil yaptığı üç spor vardır. Askerlik hayatında başladığı ve ömrünün son yıllarına kadar fırsat buldukça sürdürdüğü binicilik, İstanbul’da geçirdiği yaz tatillerinde devamlı olarak uğraştığı yüzme ve zaman zaman da kürek sporları&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">Yaz aylarında, Florya Köşkünde istirahatte bulunduğu günlerde, sandala binerek kürek çekerdi. Özellikle Moda koyunda yapılan yelken ve kürek yarışlarını, “Acar” motorundan veya “Ertuğrul” yatından izlemekten de büyük haz duyardı. Yat, koyda demirler, Atatürk ve beraberindekiler bütün günü, burada yarışı izleyerek geçirirlerdi. Yarışmaları dürbünle izleyen Atatürk, kazananları küpeşte kenarından alkışlar, onlara taktirlerini belirtirdi. Özellikle kabotaj bayramı yarışmalarında, Anadolu ve Rumeli fenerleri tahlisiye istasyonlarının kürek ekipleri arasındaki ezeli rekabetten doğan, iddialı ve çekişmeli yarışmayı izlemek Atatürk’ün pek hoşuna giderdi.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Deniz sporları merkezi olarak seçtiği yer </strong></p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, 1937 yılında Fenerbahçe ve çevresindeki gezinti ve tetkikleri sırasında, Fenerbahçe Burnu’nun Kalamış Koyu’na bakan kıyılarını pek beğenmiş ve buradaki köhne mendireğin derhal onarılmasını; Fenerbahçe kıyılarının, gençliğin deniz sporlarıyla uğraşacağı bir merkez haline getirilmesi yolunda ilgililere direktifler vermişti. (Fenerbahçe Burnu’nun Kalamış Koyuna bakan kıyılarının bu amaçla değerlenmesi, ancak onun ölümünden yıllarca sonra, kendiliğinden doğan bir ihtiyaçla mümkün olabilmiştir.) Bu kıyıda bugün, İstanbul Yelken Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü ve Galatasaray Spor Kulübü’nün deniz sporları tesisleri bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Son izlediği deniz yarışmaları </strong></p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, Moda Deniz Kulübü’nün, İktisat Vekili Celal Bayar’ın himayesinde tertiplediği deniz yarışmalarını, “Acar” motorundan izlemişti. Bu onun izlediği son deniz yarışları oldu.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>OKÇULUK</strong></p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk, Türk’ün ata yadigarı sporlarından biri olan okçuluğa karşı da büyük ilgi göstermiştir. Bir zamanlar Türk’ün şanına şan katan bu sporun yeniden ihyası yolunda ilk emir ve direktifler Atatürk’ten gelmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk’ün emir ve direktifleriyle “milli sporumuz okçuluğun canlandırılması, gelişmesi ve eski şöhretine yeniden sahip olabilmesi” amacıyla ilk adım, 1937 yılında atıldı. Bu ilk adımda, ünlü kemankeş Tozkoparan Mir- i Alem Ahmed Ağanın soyundan gelen, iki eski ve ünlü okçumuz; İbrahim Özok ile Bahir Özok kardeşlerle birlikte, ikinci Sultan Mahmud devrinin ünlü kemankeşlerinden olup, yine o tarihlerde ilk okçuluk kitabını yazan Mustafa Kani (Kemankeş Mustafa)nin torunlarından Vakkas Okatan ve bu Ata sporuna gönül vermiş kişilerden Prof. Necmeddin Okyay ile Hafız Kemal Gürses ve o tarihlerde Beyoğlu Vakıflar Müdürü olan, değerli tarihçi Halim Baki Kunter’in payları büyüktür. Beyoğlu Halkevi’nin bünyesi içinde kurulan “Ok Spor Kurumu”, tertiplediği okçuluk yarışmalarıyla, bu yolda önemli girişimlerde bulunurken, gençlerden de büyük ilgi görmüştür. Kızlı erkekli 30 kadar genç okçuyla birlikte çalışan, eski ünlü okçular, bu sporu yeniden ihya ederlerken, büyük emekler vererek “Ok Spor Müzesi”ni kurumuşlardır.</p>
<p style="text-align: left;">Bu müze, Türk okçuluk tarihine ait paha biçilmez eserler ve hatıralarla donatılmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, hastalığının hızla ilerlediği bir döneme rastlamasına rağmen, bu kulübün faaliyetleriyle yakından ilgilenmiş, milli sporumuz olan okçuluğun, canlanması, gelişmesi ve eski şöhretine yeniden sahip olabilmesini yürekten arzulamıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak çok geçmeden, Atatürk’ün ölümüyle okçuluk sporumuz birden hamisiz kalıvermiş, büyük emeklerin ürünü, Ok Spor Kurumu ve eşsiz değerleri sinesinde barındıran Ok Spor Müzesi, kütüphanesi ve arşiv ile bir gece içinde kapatılıvermişti. Bu arada kulübün dolaplarında bulunan, eski Türk okçuluğuna ait paha biçilmez değerdeki müze, kütüphane ve arşiv, bir gecenin içinde meçhul kişiler tarafından yağma edilmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Türk okçuluğu uzun bir duraklamadan sonra Büyük Atatürk’ün okçuluk sporuna karşı olan ilgisini yakından bilen Celal Bayar’ın, Cumhurbaşkanı olmasıyla yeniden ele alınmış ve onun, özel olarak görevlendirdiği ünlü kemankeş Tozkoparan ahfadından Fazıl Özok tarafından derlenip toparlanarak ihya edilmiştir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>ATICILIK</strong></p>
<p style="text-align: left;">Atatürk’ün bizzat meşgul olduğu spor dalları arasında atıcılık da yer almaktadır. Askeri okul öğrencisiyken atıcılığa merak sarmış, arkadaşları arasında, keskin nişancılığı ile tanınmıştı. Bu merakı, hayatı boyunca da devam etmişti. Milli mücadele yıllarında olduğu gibi, Cumhuriyetin ilk yıllarında da Büyük Kurtarıcının sık sık atış talimlerine gittiği, hatta bazen tüfekle atış tecrübelerine de katıldığı görülmüştür.</p>
<p style="text-align: left;">Son yıllarında, büyük bir silah fabrikası tarafından özel olarak yapılıp, kendisine armağan edilen, baston biçimindeki tüfek de, Atatürk’ün büyük ilgisini çekmişti. Atatürk bu baston tüfekle, gerek Ankara’da Çankaya Köşkünün bahçesinde, gerekse İstanbul’da Dolmabahçe Sarayının bahçesinde atış denemeleri yapardı.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>BOKS</strong></p>
<p style="text-align: left;">Atatürk’ün boks ile ilgili anısına da, eski şampiyon ve rekortmen atlet Ömer Besim Koşalay’ın anılarında rastlanmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">1925 yılında, İş Bankasının 1. Kuruluş Yılı münasebetiyle, tertiplenen büyük baloya Atatürk’te şeref vermişti.</p>
<p style="text-align: left;">Ben 1924 yılında Kilyos’ta Amerikalıların Kamp Peri adını verdikleri spor kampında bir ay kalmıştım. Orada birçok kamp oyunları öğrenmiştim. Program sıkıcı olmasın diye, kısa sürecek eğlenceli oyunlarda hazırladım. Bunların en cazibi,gözü kapalı boks maçıydı. İşin ilginç ve zevkli yanı iki rakibinde maç başlarken böyle döğüşeceklerini bilmeleri, maç başladıktan sonra ise rakiplerden birinin gözündeki mendilin yavaşça çıkarılmasıydı. Bu durumda gözü kapalı olan, açık olandan mütemadiyen dayak yiyordu. Etrafı rahatsız etmemek için dört dakikalık zaman ayırmıştım. Maçın hakemliğinide ben yapıyordum. İlk iki dakikadan sonra raund arasında Kılıç Ali Bey beni çağırttı:</p>
<p style="text-align: left;">“-Boks maçı, Paşanın pek hoşuna gitti, biraz daha uzatın” dedi.</p>
<p style="text-align: left;">Emri derhal yerine getirildi.</p>
<p style="text-align: left;">Gece saat 03.00’e doğru bahçeden Çiftlik binasına geçildi. Dar ve ufacık pistte dans edenlerin arasına Atatürk’te katılmıştı. Ceketimin yakasındaki 1924 Paris Olimpiyat Oyunları’nın rozetini gördü ve sordu. Paris Olimpiyatlarında koştuğumu, 1928’de, Amsterdam’da yapılacak Olimpiyat Oyunlarına da hazırlanmakta olduğumu söyledim. Bu sırada yanında Saffet Arıkan da vardı. Paşa tereddütsüz:</p>
<p style="text-align: left;">-Saffet bu sporcuyu tanı. O Amsterdam da olmalıdır..diye iltifatta bulundu.</p>
<p style="text-align: left;">Hürmetle eğilip kendilerini selamlarken, gülümseyerek baktı:</p>
<p style="text-align: left;">-Boks maçını iyi idare ettin, pek hoşuma gitti&#8230;dedi.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>BİNİCİLİK</strong></p>
<p style="text-align: left;">Ata ve atçılığa özel bir merak ve sevgisi olan, aynı zamanda gayet iyi de at binen Atatürk, yurtta atçılığı ve yarışçılığı daima teşvik etmiş, yakınlarını adeta bu konuya ilgi göstermeye zorlamıştır. Bu da atçılığın ve yarışçılığın yararına olmuş; onun bu yoldaki emir ve direktifleriyle Türk atlı sporları olumlu bir gelişme kaydetmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk’ün at sevgisi, kendisini bir ara yarışçılığa teşvik etmişti. Gerçekte belki de Atatürk yarışçılığı teşvik için bunu yapmıştı.</p>
<p style="text-align: left;">Sosyete ve Kordiplomatik yarışlarla alakalı idi. Fransadan gelen atlar içinde, Atatürk’e ait olan, Aigrette isminde bir kısrak vardı. O sırada Afgan Kralı Amanullah Han Ankara’yı ziyaret etmişti. Atatürk Amanullah Han’ı yarışlara getirdi. Koşuyu Aigrette kazanmış,bunun üzerine Amanullah Han Atatürk’ü tebrik etmişti.</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye’de atçılığı ve yarışçılığı teşvik amacıyla kurulan “Yarış Islah Encümeni” de Atatürk’ün büyük desteğini görmüştür. Bu encümenin vaki ricası üzerine, adına bir “Gazi Koşusu” ihdas olunmasına da severek izin vermiş (1926) ve böylece Türk yarışçılık dünyasının en önemli klasiği halini almış olan “Gazi Koşusu” 1927 yılından itibaren Türk yarışçılığına renk katmaya başlamıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk son olarak 18 Ekim 1936 günü Ankara’da, Sonbahar at yarışlarının Üçüncü Hafta Koşuları’nı izlemiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk’ün Süvarileri,</p>
<p style="text-align: left;">“Atatürk’ün süvarileri” (Cevat Gürkan, Saim Polatkan, Cevat Kula, ve Eyüp Öncü) nin, binicilik dünyasının en büyük yarışmalarından biri olan Roma Enternasyonel Konkuripikleri’nin, en büyük mükafatı ve en önemli yarışması olan “Mussolini Kupası”nı kazanmaları Büyük Atatürk’ü çok sevindirmişti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>HAVACILIK</strong></p>
<p style="text-align: left;">Daha 1930’larda “İstikbal Göklerdedir” diyen Büyük Atatürk, havacılığa gereken önem ve değeri vermesini bilmişti. Havacılığın bir spor dalı olarak benimsenmesi ve Türk gençleri arasında yerleşmesini yürekten arzulayan Atatürk, “Türk Kuşu” nun, kuruluşunda olduğu gibi, çalışmalarında da verdiği emir ve direktiflerle baş rolü oynamıştır.</p>
<p style="text-align: left;">“Türk Kuşu”nu sıcak bir ilgi ve yürekten bir münasebetle destekleyen Atatürk, manevi kızı olan Sabiha Gökçen’i de Türk havacılığına kazandıran kişi olmuştur. Sabiha Gökçen, yalnız sivil havacılık değil, askeri havacılık alanında da uluslararası bir üne ve değere sahip bir havacımız olmuştur.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, 3 Mayıs 1935 günü faaliyete geçen “Türk Kuşu” çalışmalarını yakından takip ettiği gibi, Sovyetler Birliği’nden getirtilen iki planörün deneme uçuşlarını da bizzat izlemiş, hatta bununla da yetinmeyerek bir planöre binip bunun çalışma şekli hakkında ilgililerden bilgi almıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk, genç Türk havacılarının bu sporda gelişmelerini sağlamak amacıyla; yetenekli genç havacıların yurt dışına gönderilip, orada ihtisas yapmalarını arzulamıştı. Onun emir ve direktifleriyle, başta Sabiha Gökçen olmak üzere bazı Türk havacıları, 1935 yılı Temmuz ayında Sovyetler Birliği’ndeki Koktobel Planör Okulu’na giderek, orada bu spor dalı üzerindeki bilgilerini güçlendirip, tecrübelerini artırmışlardı. Bu uzman planörcüler yurda dönüşlerinde Türk Kuşu kadrosunda öğretmen olarak görev almışlar, bildiklerini ve öğrendiklerini genç havacı kuşaklara öğretmişlerdir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İZCİLİK</strong></p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, sporun yanısıra izcilik konusu üzerinde de önemle durmuş, Türk izciliğine ve okullar içi izcilik faaliyetlerine olumlu bir yön verdirtmişti. Daha mirlivalığı sırasında resmi görevi itibariyle başlayan bu ilgi, ömürboyu sürmüş ve hiçbir zaman eksilmemiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Türk izciliği, Atatürk’ün emir ve direktifleriyle vücut bulan bir örgüt olarak, doğdu ve faaliyet gösterdi. Büyük Kurtarıcının ilgi ve güvenini kazanmakla da ebedi bir gurur ve şerefe mazhar oldu.</p>
<p style="text-align: left;">“Keşşaflık” Atatürk ile “İzcilik” şekline dönüştü</p>
<p style="text-align: left;"><strong>ATATÜRK&#8217;ÜN EMRİYLE KURULAN SPOR KULÜBÜ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Türk spor tarihinde Atatürk’ün emriyle “Muhafızgücü” adında bir de spor kulübü kurulmuştur.</p>
<p style="text-align: left;">18 Temmuz 1920 günü, Atatürk’ün emriyle kurulan Muhafız Takımı ve bu birliğin başına getirilen, Mülazım İsmail Hakkı Bey’in spora olan büyük merakı, Atatürk’ün de bu konudaki olumlu görüşleriyle birleşince, Muhafız Alayı adını alan birlik, 1 Haziran 1923 günü Muhafızgücü adını almıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Muhafızgücü, Atatürk zamanında, spor alanlarındaki büyük başarılarıyla dikkati çekmeye başlamış, futbol, atletizm, binicilik, bisiklet, polo gibi spor dallarında büyük başarılar göstermiş, pek çok şampiyonluklar kazanmıştır. Ayrıca bünyesinde birçok ünlü asker sporcu da yetiştirmiştir. Milli takımlarımıza kadar yükselen bu sporcular arasında, askerlik alanında da en yüksek rütbelere erişmiş bulunanlar mevcuttur. Atatürk döneminde Muhafızgücü takımlarının genç sporcuları arasında, bugünün nice emekli generalleri mevcuttur.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>ADINA DÜZENLENEN YARIŞMALAR</strong></p>
<p style="text-align: left;">Türk sporunda Büyük Atatürk’ün adına düzenlenen yarışmalar ve maçlar ayrı bir anlam ve önem taşır.</p>
<p style="text-align: left;">Gazi Koşusu 1927 yılından beri yapıla gelmekte olan, “Gazi Koşusu” At yarışıdır. Ve “Gazi koşusu”, bugünde Türk yarışçılık aleminin en büyük ve en önemli klasiği değerini korumaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk Koşusu Atatürk’ün Ankara’ya ilk gelişinin yıldönümüne rastlayan 27 Aralık günleri, Ankara da yapılmakta olan “Atatürk Koşusu” yarışması da en eski organizasyonlardan biridir.</p>
<p style="text-align: left;">Futbol maçları Türk futbolunda Büyük Atatürk’ün adına düzenlenen 1 büst (Atatürk Büstü) ve 2 kupaya rastlanır (Atatürk Kupası I -Atatürk Kupası II). Bunlardan ilki 1928, ikincisi 1955, üçüncüsü ise 1964 yıllarındadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>ATATÜRK&#8217;ÜN SPOR POLİTİKASI</strong></p>
<p style="text-align: left;">Büyük Atatürk’ün ölümünü takip eden günlerde, o zamanlar yalnız Avrupa’nın değil, dünyanın en ünlü gündelik spor gazetesi olan ve Fransa da yayınlanan “L’Auto”, yayınladığı geniş bir makalede “Atatürk’ün spora verdiği büyük önemi uzun uzun överken şunları da yazmıştı:</p>
<p style="text-align: left;">“Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı o oldu. Yalnız kağıt üzerinde, nutuklarda değil, bilfiil yerine getirdi. Stadyumlar ve çeşitli spor merkezleri tesis ettirdi. Halk evlerinin spor kollarını bizzat mürakabe etti. Milletin mukadderatına hakim olduğu günden itibaren Türkiye’de spor, gittikçe artan bir önem ve değer kazandı”</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, ileride de izah edeceğimiz gibi, dünyada beden eğitimini ülkesinde mecburi kılan ilk devlet adamıydı. Onun “Sağlam kafa , sağlam vücutta bulunur” sözü de, yarattığı genç Türkiye devletinin geleceği için düşündüğü ana esaslardan biriydi hiç kuşkusuz. Nitekim, Cumhuriyetin ilanından önceki günlerde hazırlanan hükümet programlarında da bunu görmek mümkündür.</p>
<p style="text-align: left;">Hükümet Programı’nda bahsi geçen, “Terbiye-i Bedeniye Darülmuallimi”, çok geçmeden kurulup “Gazi Terbiyesi Enstitüsü” adı altında faaliyete geçmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, Türk sporunun ilk öğreticilerinin yetiştirilmesi konusunda aceleci davranmıştır. Beden eğitimi öğretmeni yetiştirecek okul tesis edilmeden önce, Çapa Muallim Mektebinde özel bir kurs açılmış ve bunun başına, Avrupa da Beden eğitimi öğrenimi yapmış olan Selim Sırrı Bey (Tarcan) getirilmişti. Bu arada bayan beden eğitimi öğretmeni yetiştirmek üzere de İsveç’ten iki bayan öğretim üyesi getirtilmiş, bunlarda Çapa Muallim Mektebindeki özel kurslarda görev alarak kız öğrenciler yetiştirmişlerdi.</p>
<p style="text-align: left;">Atatürk, bu konunun üzerinde büyük titizlikle durduğundan, bu da kafi görülmemiş ve öğretmen adayları arasında, dokuz aylık kursta başarı gösterenler, ihtisasta bulunmak üzere, Avrupa’ya gönderilmişlerdi. Atatürk bu kursa subaylarında katılmalarını özellikle arzulamıştı. Bu nedenle kursa katılıp başarı sağlayan subaylarda, askeri okullarda modern beden eğitiminin ilk tatbikatçıları olabilmeleri için, Avrupa’ya ihtisas eğitimine yollanmışlardı.</p>
<p style="text-align: left;">Ankara da kurulan Gazi Terbiye Enstitüsü’nün Beden Eğitimi Bölümü için, Almanya’dan Kurt Dainans adında bir uzman öğretmen getirilmiş ve bu bilgili hoca tarafından, bu enstitünün beden eğitimi bölümü faaliyete geçirilmiştir. Bu sırada ihtisas için Avrupa’ya gönderilmiş bulunan asker ve sivil beden eğitimi öğretmenleri de yurda dönmüş, böylece genç Türkiye Cumhuriyetinin ilk beden eğitimi öğretim kadrosu kurulmuştur.</p>
<p style="text-align: left;">Türk sporcusunun temelini oluşturacak beden eğitimi ve spor uzmanları kadrosunun düzenlenmesine çalışılırken, Türk sporu da ciddi olarak ele alındı. Bu dönemde Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı, Türk sporunun ilk örgütü olarak kurulmuş ve faaliyete geçmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Türk sporunun iki büyük örgütünün, “Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı” ile “Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi”nin başında bulunan iki değerli spor adamı, İttifak başkanı Ali Sami (Yen) Bey ile Komite Genel Sekreteri ve Uluslararası Olimpiyat Komitesinin Türkiye temsilcisi Selim Sırrı (Tarcan) Bey bir araya gelip, Türkiye’nin 1924 Paris Olimpiyatlarına katılması gerektiğine karar verdikleri zaman, Türkiye Cumhuriyeti henüz ilk aylarını yaşıyordu.</p>
<p style="text-align: left;">Avrupa’nın en güçlü devletlerine karşı yaptığı savaşlardan yeni çıkmış olan Türkiye’nin, bu büyük organizasyona katılmakla, yalnız sportif açıdan değil, politik açıdan da büyük yarar sağlayacağı muhakkaktı. Ancak ne İttifak, ne de Komite, böylesine bir masrafı karşılayabilecek parasal güce asla ve asla sahip değildi. Bu konuda Hükümetten yardım istenilmesi uygun görüldü. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin de parasal yönden ciddi sıkıntılar içinde bulunduğu muhakkaktı. Buna rağmen, Atatürk’ün emir ve direktifleriyle Türk sporu için bir yardım yapılmış, yine aynı tarihli (16 Ocak1924) Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile, 1924 Paris Olimpiyatları hazırlıkları için “şimdilik” kaydıyla 17.000 lira, Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Merkez-i Umumiyesi emrine verilmişti. Bu kararnamenin altında Bakanlar Kurulu üyeleri ile birlikte toplantıya başkanlık eden, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’in de imzası bulunuyordu.</p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>İlk sponsor Atatürk</strong></p>
<p style="text-align: left;">     Türkiye’deki ilk sponsorluk girişimini Atatürk başlatıyor. Üstü açık spor bir pır pır uçakla okyanusu geçmeyi tasarlayan John Polanda ve Russel Bortman adlı iki maceraperest Atatürk’ün girişimi ile Türkiye sponsor oluyor. Mali durumu hiç de iyi olmayan Türkiye’nin, dünya çapında tanınma ihtiyacı yüzünden yaptığı bu sponsorlukta, iki kafadar, 28 Temmuz 1931 günü aralıksız tam 49 saat 5 dakika uçarak rekor kırıyorlar. Proje beklenilenin de üzerinde, dünya gündemine oturuyor, olay ve Türkiye günlerce dünya basınının konusu haline geliyor.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-spor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small> ATATÜRK VE SPOR   = Her çeşit spor faaliyetlerini...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li></ol></p>
<p>Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Beden Eğitimi ve Spor politikası.</title>
		<link>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturkun-beden-egitimi-ve-spor-politikasi.html</link>
		<comments>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturkun-beden-egitimi-ve-spor-politikasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 00:22:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya YALCiN</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün beden eğitimi ve spor politikası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bedenegitimci.com/?p=2627</guid>
		<description><![CDATA[Büyük Atatürk`ün ölümünü takip eden günlerde, o zamanlar yalnız Avrupa`nın değil, dünyanın en güçlü günlük spor gazetesi olan ve Fransa`da yayınlanan &#8220;L`Auto&#8221;, yayınladığı geniş bir makalede Atatürk`ün spora verdiği büyük önemi uzun uzun överken şu satırlara da yer verdi: &#8220;Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı o oldu. Yalnız kağıt üzerinde ve nutuklarda [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-spor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small> ATATÜRK VE SPOR   = Her çeşit spor faaliyetlerini...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li></ol>

Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Atatürk`ün ölümünü takip eden günlerde, o zamanlar yalnız Avrupa`nın değil, dünyanın en güçlü günlük spor gazetesi olan ve Fransa`da yayınlanan &#8220;L`Auto&#8221;, yayınladığı geniş bir makalede Atatürk`ün spora verdiği büyük önemi uzun uzun överken şu satırlara da yer verdi:</p>
<p>&#8220;Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı o oldu. Yalnız kağıt üzerinde ve nutuklarda değil, bunu bilfiil yerine getirdi. Stadyumlar ve çeşitli spor merkezleri tesis ettirdi. Halkevlerinin spor kollarını bizzat mürakabe etti ve milletin mukadderatına hakim olduğu günden itibaren Türkiye`de spor, gittikçe artan bir önem ve değer kazandı&#8230;&#8221;</p>
<p><span id="more-2627"></span>Atatürk gerçekten, dünyada beden eğitimini ülkesinde mecburi kılan ilk devlet adamıydı. Hiç kuşkusuz, onun &#8220;Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur&#8221; sözü de, oluşturduğu genç Türkiye devletinin geleceği için düşündüğü ana esaslardan biriydi. Nitekim daha Cumhuriyetin ilanından önceki günlerde hazırlanan hükümet programlarında da bunu bulmak ve görmek mümkündür.</p>
<p>18 Ağustos 1923 tarihli hükümet programında bu konuda şu satırların yeraldığı dikkati çeker:<br />
&#8220;&#8230;Maarifin terbiyevi vazifelerinden birincisi, çocukların terbiye ve talimi, ikincisi terbiye ve talibi, üçüncüsü milli güzidelerin yetiştirilmesi için lazım gelen vasıtaların izhar ve teminidir. çocukların terbiye ve talimi bittabil mektepler vasıtasıyla temin edilecek ve mekteplerin asri tekemmulata mazhar olabilmeleri için muallimlerin daha iyi yetiştirilmesine ve tatil zamanında açılacak derslerle tevsi-i malımat etmelerine, binaların islahına, alat-ı dersiyenin ikmaline çalışılacaktır.</p>
<p>Halkın talim ve terbiyesi için gece dersleri ve çırak mektepleri tahsis olunacak, halk lisanı ile halkın ihtiyacına muvafık milli güzidelerin yetiştirilmesi için istidat ve kabiliyeti tebarüz eden ve ailesinin kudret-i maliyesi müsaid olmayan gençler orta ve yüksek mekteplerde suret-i mahsusada himaye ve muavenete mazhar olacakları gibi ihtisas peyda etmeleri için Avrupa`daki irfan mekteplerine gönderileceklerdir. Muhtelif şuabat-ı ilmiye ferdin bedeni ve fikri kabiliyetleri gibi ahlaki ve içtimati kabiliyetleri de inkişaf ettirilecektir. Bu maksada vusul için bir Terbiye-i Bedeniyye Darülmualilmini açılacak, izcilik teşkilatına ehemmiyet-i mahsusa verilecek, programlar ile mektepler teşkilatı tedricen içtimai esasata tevcih olunacaktır&#8230;&#8221;</p>
<p>Nitekim, hükümet programında bahsi geçen &#8220;Terbiye-i Bedeniyye Darülmualilmini&#8221; çok geçmeden kurulup &#8220;Gazi Terbiye Enstitüsü&#8221; adı altında Ankara`da hizmete girmişti.</p>
<p>&#8220;Atatürk, Türk sporunun ilk öğreticilerinin yetiştirilmesi konusunda da acele göstermişti. Beden Eğitimi öğretmeni yetiştirecek okul tesis edilmeden önde Çapa Muallim Mektebi`nde bir kurs açılmış ve bunun başına da Avrupa`da beden eğitimi öğrenimi yapmış bulunan Selim Sırrı Bey (Tarcan) getirilmişti. Bu arada bayan beden eğitimi öğretmeni yetiştirmek üzere de İsveç`ten iki bayan öğretim üyesi getirtilmiş, bunlar da Çapa Muallim Mektebi`ndeki özel kurslarda görev alarak kız öğrencileri yetiştirmişlerdi.</p>
<p>Atatürk bu konunun üzerinde büyük bir titizlikle durduğundan bunu da yeterli görmedi.</p>
<p>Öğretmen adayları arasında dokuz aylık kursta başarı gösterenler ihtisasta bulunmak üzere Avrupa`ya gönderildiler. Atatürk bu kurslara subayların da katılmalarını özellikle arzulamıştı. Bu nedenle kursa katılıp başarı sağlayan subaylar da askeri okullarda modern beden eğitiminin ilk tatbikatçıları olabilmeleri için Avrupa`ya ihtisas eğitimine yollanmışlardı.</p>
<p>8 Ocak 1925 tarihli &#8220;Vatan&#8221; gazetesinin birinci sayfasında yayınlanan bir haber fotoğraf bu konuda değerli bir kanıttır. &#8220;Avrupa`ya Tahsile Gidecek Gençlerimiz&#8221; başlığı altında yayınlanan bu haberin sadeleştirilmiş hali şöyledir:</p>
<p>&#8220;Maarif Vekaleti tarafından muallimlik tahsil edilmek üzere birkaç gencin Avrupa`ya gönderilmesinin kararlaştırıldığını yazmıştık. Yapılan müsabaka imtihanında muvaffak olan gençlere dün yollukları verilmiştir. Bunlar üç güne kadar Avrupa`nın muhtelif şehirlerine gideceklerdir. Bu gençlerden Vildan Aşir ve Suad Hayri Beyler BedenEğitimi tahsili için Belçika`nın Gand şehrine; Ulvi Cemal ve Cezmi Rıfkı Beyler Musiki tahsili için Paris`e, Sadi Bey Ulum-u Tabiiye Tabii Bilimler tahsili için Berlin`e, Muhiddin Sebati ve Refik Bey`ler de Resim tahsili için Paris`e gideceklerdir.&#8221;</p>
<p>Bu gençlerden Sadi Irmak ve Suad Hayri Ürgüplü daha sonra tarafsız Başbakan olarak devlet hizmetinde bulunan kişiler olacaklardı; Vildan Aşir Savaşır da uzun yıllar Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü yapacaktı&#8230; Ankara`da kurulan &#8220;Gazi Terbiye Enstitüsü&#8221;nün beden eğitimi bölümü için Almanya`dan Kurt Dainas adına bir uzman öğretmen getirilmişti. Kurt enstitünün Beden Eğitimi bölümünü faaliyete geçirdi. Bu sırada ihtisas için Avrupa`ya gönderilmiş bulunan asker ve sivil beden eğitimi öğretmenleri de yurda döndüklerinden genç Türkiye Cumhuriyeti`nin ilk Beden Eğitimi öğretim kadrosu oluşmuş oldu.</p>
<p>Türk sporunun temelini oluşturacak bu beden eğitimi ve spor uzmanları konusunun bu yolla halline çalışırken Türk sporu da ciddi olarak ele alınmıştı. &#8220;Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı&#8221;, Türk sporunun ilk resmi örgütü olarak faaliyete geçmiş durumdaydı. Bu örgütün durumu Bakanlar Kurulu`nun 16 Ocak 1924 tarihli toplantısında ele alındı. Ali Sami Bey (Yen) tarafından örgüt adına verilen dilekçe üzerinde görüşmelerde bulunan Atatürk başkanlığındaki Bakanlar Kurulu, 170 sayılı kararıyla Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı`nı &#8220;Türk gençliğinin terakki ve tealisine hadim ve kayd-ı menfaatten tamamen azade olduğu ve her memlekette İdman Cemiyetleri`nin bu surette telakki edilerek her türlü himayeye mazhar bulundukları cihetle&#8221; kaydı ile &#8220;menafii umumiyeye hadim cemiyet (kamu yararı dernek)&#8221; kabul edilmişti. Bu kararla Türkiye`de devlet ilk kez spora ve sporcuya yardım eli uzatmış oluyordu.</p>
<p>Böylece Başvekil İsmet Paşa`nın kısa bir süre önce Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Reisi Ali Sami Bey`e: &#8220;Hükümete güvenin, bütçeye spor için tahsisat konulacaktır&#8221; şeklinde verdiği sözün ilk bölümü de yerine getirilmiş oluyordu.</p>
<p>Türk sporunun iki büyük örgütünün &#8220;Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı&#8221; ile &#8220;Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi&#8221;nin başında bulunan iki değerli spor adamı İttifak Başkanı Ali Sami (Yen) ile Komite Genel Sekreteri ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi`nin Türkiye Temsilcisi Selim Sırrı (Tarcan) biraraya gelip Türkiye`nin 1924 Paris Olimpiyat Oyunları`na katılmasının gerektiğine karar verdikleri zaman Türkiye Cumhuriyeti henüz ilk aylarını yaşıyordu. Avrupa`nın en güçlü devletlerine karşı yaptığı savaştan yeni çıkmış muzaffer Türkiye`nin spor dünyasının bu en büyük gösterisine katılmasında yalnız sportif açıdan değil, politik bakımından da büyük yarar olacağı muhakkaktı.</p>
<p>Ancak ne İttifak, ne de Komite böylesine bir masrafı karşılayabilecek parasal güce asla ve asla sahip değillerdi. İkisi biraraya gelseler bile bu masrafın altından kalkabilmelerine imkan yoktu. Bu konuda hükümetten yardım istenmesini uygun gördüler. Genç Türkiye Cumhuriyeti de parasal yönden ciddi bir sıkıntı içindeydi. Böyle olmasına rağmen Atatürk`ün emir ve direktifleriyle Türk sporu için bu yardım yapıldı. Yine aynı tarihi (16 Ocak 1924) taşıyan Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile, 1924 Olimpiyat Oyunları hazırlıkları için ve &#8220;şimdilik&#8221; kaydıyla 17 bin lira Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Merkez-i Umumisi emrine verildi. Bu kararnamenin altında Bakanlar Kurulu üyeleriyle birlikte Cumhurbaşkanı olarak da Gazi Mustafa Kemal`in imzası bulunuyordu.</p>
<p>Böylece genç Türkiye Cumhuriyeti, 1924 Paris Olimpiyat Oyunları ile en büyük spor organizasyonunda ilk kez temsil edilmiş oldu. Türk sporcuları atletizm, bisiklet, eskrim, futbol, güreş ve halter dallarında dünyanın en seçkin sporcularıyla yarışmak ve dünya sporunu yakından görüp tanımak imkan ve fırsatını buldular.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-spor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small> ATATÜRK VE SPOR   = Her çeşit spor faaliyetlerini...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li></ol></p>
<p>Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturkun-beden-egitimi-ve-spor-politikasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Futbol</title>
		<link>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-futbol.html</link>
		<comments>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-futbol.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 19:15:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya YALCiN</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve futbol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bedenegitimci.com/?p=2625</guid>
		<description><![CDATA[ATATÜRK VE FUTBOL Büyük Atatürk`ün ilgiyle seyrettiği bir futbol maçı vardır. Bu, milletin geleceğinin belirlendiği günlerde yapılan bir futbol maçıdır. Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, düşmana son darbeyi indirmeye hazırlanırken, taarruzun yeri ve tarihini son derece gizli tutmaya özellikle dikkat etmişti. Cepheyi son kez teftiş etmek ve hazırlıkların tam olup olmadığını anlamak ve bu konuda yüksek [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/lider-sozler-2.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: lider sözler'>lider sözler</a> <small>Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li></ol>

Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ATATÜRK VE FUTBOL</strong></p>
<p>Büyük Atatürk`ün ilgiyle seyrettiği bir futbol maçı vardır. Bu, milletin geleceğinin belirlendiği günlerde yapılan bir futbol maçıdır.</p>
<p>Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, düşmana son darbeyi indirmeye hazırlanırken, taarruzun yeri ve tarihini son derece gizli tutmaya özellikle dikkat etmişti. Cepheyi son kez teftiş etmek ve hazırlıkların tam olup olmadığını anlamak ve bu konuda yüksek rütbeli subaylarla son toplantıyı yapmak isteyen Mustafa Kemal Paşa, bu teftişini de saklamak gereğini duymuştu.</p>
<p><span id="more-2625"></span>Bu sırada Konya`ya gelerek kendisiyle görüşmek isteyen ünlü İngiliz askeri General Townsend ile görüşmek üzere Ankara`dan birkaç günlüğüne ayrılacağını bir resmi yazı ile hükümete bildirmişti:</p>
<p>&#8220;Heyet-i Vekile Riyasetine&#8221; diye başlayan mektup şöyle devam ediyorudu:</p>
<p>&#8220;Ben, bir-iki gün sonra avdet etmek üzere General Townsend ile görüşmek için Konya`ya gidiyorum. 24 Temmuz 338 (1922)-M. Kemal.&#8221;</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa ve aralarında Fevzi, İsmet ve Nureddin Paşaların da bulunduğu yüksek rütbeli kumandanlar Akşehir`de kolordu takımları arasında oynanacak futbol maçını seyre gidiyorlar. Bu maçın asıl amacı, Başkumandan ile kumandanları, düşmana indirilecek nihai darbe konusunda görüşmek üzere bir araya toplamaktı&#8230;</p>
<p>Yazı 24 Temmuz tarihini taşıdığı halde Atatürk, 23 Temmuz 1922 sabahı ortalık aydınlanırken otomobille Ankara`dan gizlice ayrılmış ve aynı gün akşamüstü Batı Cephesi Karargahı`nın bulunduğu Akşehir`e gelmişti. Burada İsmet Paşa (İnönü) ile görüşen Atatürk, 24 Temmuz sabahı Konya`ya gitmiş ve General Townsend ile beklenen ve ilan olunan görüşmesini yapmıştı.</p>
<p>Bu görüşme nedeniyle Konya`da birkaç gün kalan Mustafa Kemal Paşa, bu sırada 28 Temmuz 1922 günü Akşehir`de, subaylar arasında yapılacak iddiali bir futbol maçını da seyre davet olunmuştu. Bu maç, Anadolu Ajansı ve gazeteler vasıtasıyla yurda ve bütün dünyaya duyurulmuştu. Bu iddialı futbol maçına ayrıca Ordu kumandanlarıyla bazı kolordu kumandanları da davet olunmuşlardı. Başkumandan ve diğer yüksek rütbedeki kumandanların futbol maçını seyre gidecekleri yolunda gazetelerde yayınlanan haberler, Türklerin daha bir süre taarruza girişemiyecekleri yolundaki kanaati daha da kuvvetlendirmişti. Nitekim Amerika`nın eski Ankara Büyükelçisi General Charles H.Smith de ünlü eseri &#8220;Gazi Mustafa Kemal&#8221; de bunu açıkça belirtiyor ve şöyle diyordu:</p>
<p>&#8220;..Bu yoldaki haberler gazetelerde ön planda yer alıyor ve yayılıyordu. Bu söylentiler, Türk ordusunun daha bir süre herhangi bir harekette bulunamayacağı kanaatini uyandırıyordu. Bilhassa Yunanlılar böyle düşünüyorlardı. Dünya basınında `Kayıtsızlığa alışmış ve teseffüh etmeye (kokuşmaya) başlamış Türklerden ne beklenir ki&#8230; diyordu&#8230;`</p>
<p>Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa (İnönü), Birinci Ordu Kumandanı Nureddin Paşa, İkinci Ordu Kumandanı Yakup Şevki Paşa ve Batı Cephesi Kurmay Başkanı Asım Bey (General Asım Gündüz) ile birlikte Akşehir sahasındaki Kolordu Subayları ile Batı Cephesi Subayları arasındaki iddialı futbol maçını ilgiyle izlemişti.</p>
<p>Akşam Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa ve Ordu Kumandanları ile diğer yüksek rütbeli subaylarla büyük bir toplantı yapan Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa, &#8220;Büyük Taarruz&#8221; hakkındaki planlarını onlara açıklamış ve gereken direktifleri verdikten sonra kesin tarih de yine bu maç akşamı yapılan büyük toplantıda belirlenmişti. Böylece Atatürk`ün seyrettiği bu ilk futbol maçı, memleketin kaderinde pek önemli bir yeri ve rolü bulunan hayati bir toplantıyı kamufle eden vesile olmuştu. General Sherrill de ünlü eserinde bu noktayı vurgulamaktadır:</p>
<p>&#8220;..Ankara`ya dönerken gece karanlığında Türk hatlarının merkezine vararak tümen ve ordu kumandanlarıyla toplanıp taarruz saati ile birlikte düşmana indirilecek darbenin bütün teferrüatını görüşecek ve nihayet bir futbol maçı seyretmenin verdiği neşeyi yüzünde taşıyarak Ankara`ya dönecekti..&#8221;</p>
<p>28 Temmuz 1922 günü Akşehir`de yapılan bu futbol maçını büyük bir kalabalık da izlemişti. Herşey öylesine büyük bir gizlilik ve tabiilik içinde geçmişti ki, Başkumandan, Genelkurmay Başkanı, Batı Cephesi Kumandanı ve Kurmay Başkanı ile Birinci ve İkinci Ordu Kumandanlarının seyircileri arasında bulundukları maçta takımların Kolordu Subayları ile Batı Cephesi subaylarının teşkil etmesi ve böylece Akşehir`de büyük seviyede bir askeri heyetin toplandığı kimsenin dikkatini çekmemişti. Bu maç, ana amacının kusursuz bir kamuflajı olmuştu..</p>
<p>Büyük Atatürk`ün futbolla ilgili bir anısını da en yakın arkadaşlarından Kılıç Ali`nin oğlu olan devrinin ünlü futbolcusu Gündüz Kılıç yıllar sonra kaleme aldığı bir yazısında o tatlı üslübu içinde dile getirmişti&#8230;</p>
<p>Büyük kurtarıcı, yakın arkadaşı Kılıç Ali`nin evine ziyaret için uğradığında evde başka kimse bulunmadığı için gencecik Gündüz Kılıç tarafından ağırlanmıştı. Bundan sonrasını rahmetli Gündüz Kılıç`ın kaleminden nakledelim.</p>
<p>&#8220;..Atatürk şerbetini yudumlarken , `Gel şöyle otur da seninle konuşalım biraz ` dedi ve bana karşısındaki koltuğu gösterdi. Oturdum amma içimin yağları eridi. İşin asıl zor tarafının bundan sonra başlayacağını hissediyordum. Çünkü Atatürk`ün özellikle gençlere değişik zeka soruları sorarak onları imtihan etmekten pek hoşlandığını biliyordum. Mahcup olmak korkusu bütün benliğimi sarmıştı. Fakat çok şükür sorduğu korktuğum türden olmadı.</p>
<p>O sıralarda milli futbol takımımız , Halkevleri Takımı adı altında Rusya`da 5-6 maç yapmıştı. Maçların çoğunda fena sonuçlar alınmıştı. Yaşımın pek genç olmasına rağmen ben de o kadroda vardım. Ülkesinde olup biten herşeyle ilgilenen Atatürk`ün Rusya yenilgileride gözünden kaçmamıştı. İlk sorusu &#8220;Neden Yenildiniz?&#8221; oldu. Kemküm ederek bir şeyler söylemeye çalıştım. Atatürk pek üstelemeden ikinci sorusunu sordu: `Peki bu yenilgiler seni çok üzdü mü?` Son derece üzüldüğümü anlatmaya çalışırken bir el hareketiyle beni susturup kendi konuştu:</p>
<p>-`Dünyada yenilmeyen kimse, yenilmeyen ordu, yenilmeyen takım, yenilmeyen kumandan yoktur. Yenildikten sonra üzülmek de tabiidir. Ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yokedecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. Yenilen hemen toparlanmalı, kendini yeneni yenmek için olanca gücüyle, azimle daha çok çalışmalıdır` dedi.</p>
<p>Sonra futbolun nasıl oynandığını anlatmamı istedi. Hemen bir kağıt &#8211; kalem aldım. Oyun sahasını çizerek, o zamanki deyimleri ile müdafileri, muavinleri ve mucahimleri yerlerine yerleştirip, onların görevlerini ve ana kaidelerini anlattım. Atatürk :</p>
<p>- `Yahu desene bizim harp oyunları gibi bir şey sizin oyun da. Sizin iş de strateji bilgisi ve kurmay kafası ister` diye önemser önemser başını salladı..&#8221;</p>
<p><strong>Atatürk ve Fenerbahçe</strong></p>
<p>&#8220;Fenerbahçe Kulübünün her tarafa mazhar-ı takdir olmuş bulunan asarı mesaisini işitmiş ve bu Kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim. &#8221;</p>
<p><strong>ORDU KUMANDANI </strong></p>
<p><strong>Mustafa Kemal</strong></p>
<p>1894 yılından itibaren, Izmir`den İstanbul`un Kadiköy yakasına yerleşen Lafontaine, Whittall gibi İngiliz ailelerinin fertleri arasında oynanmaya başlanan futbol, çevrenin Türk genclerince büyük bir merak, heyecan ve gıpta ile seyrediliyordu. Ne var ki, onların böyle bir sporu yapmak şöyle dursun, adını dahi anmalarına olanak yoktu. Çünkü Padişah II. Abdülhamid`in amansız baskı rejimine göre değil onbir gencin, ikisinin bile bir araya gelmesi saltanat için son derece sakıncalıydı. Ancak 1907 yılına gelindiğinde Türk gençlerinden Ziya (Songülen), Ayetullah ve Necip (Okaner) gizli de olsa bir futbol klübü kurmaya karar verdiler.</p>
<p>Semtlerinin adı olan Fenerbahçe`yi isim, Fenerbahçe Burnu`ndaki feneri de amblem olarak seçtiler. Kıskançlık ve asaletin timsali Sarı-Lacivert ise takımın renkleri olarak belirlendi.<br />
Atatürk`ün, stadına büstünün konmasına izin verdiği tek kulüptür.</p>
<p>1908 Meşrutiyeti`nin ilanına kadar çalışmalarını gizlice yürütmek zorunda kalan Fenerbahçe, bu tarihten sonra yürürlüğe giren Cemiyetler Kanunu`yla tescil edildi ve başarıdan başarıya koşacak olan bir büyük camia, Türk sporundaki seçkin yerini almış oldu.</p>
<p>Büyük kurtarıcı, 3 Mayıs 1918 günü Kulübümüzü ziyaret etti ve hatıra defterine Kulübü ve üyelerini öven satırlar yazdı. Atatürk, 10 Ağustos 1928 günü, 3-3 berabere biten Gazi kupası maçından sonra üçü Galatasaraylı ve ikisi Fenerbahçeli olan beş kişinin önünde aynen şunları söyledi:</p>
<p>- Burada üçe üçüz&#8230;çünkü ben de Fenerbahçeliyim!<br />
Bu arada, 5 Haziran 1932`de Fenerbahçe`nin Kuşdili`ndeki binası yanında, ilk bağış yine büyük kurtarıcı Atatürk`ten geldi. Bu önemli olay, kulubün tarihinde gerçekten apayrı bir yere sahiptir.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/lider-sozler-2.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: lider sözler'>lider sözler</a> <small>Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Binicilik'>Atatürk ve Binicilik</a> <small>ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak...</small></li></ol></p>
<p>Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-futbol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Binicilik</title>
		<link>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html</link>
		<comments>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 19:12:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya YALCiN</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve binicilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bedenegitimci.com/?p=2623</guid>
		<description><![CDATA[ATATÜRK VE BİNİCİLİK   Ata ve atçılığa özel bir merak ve sevgisi yanında iyi bir binici de olan Atatürk, yurtta atçılığı ve yarışçılığı daima özendirdi. Yakınlarını da bu konuya ilgi göstermeye neredeyse zorladı. Bu da atçılığın ve yarışçılığın lehine olmuştu. Onun bu yoldaki emir ve direktifleriyle Türk atlı sporları olumlu bir gelişme kaydetmişti. Büyük kurtarıcının [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturku-anma-spor-yarismalari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları'>Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları</a> <small>              ATATÜRK&#8217;Ü ANMA SPOR YARIŞMALARI Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-futbol.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Futbol'>Atatürk ve Futbol</a> <small>ATATÜRK VE FUTBOL Büyük Atatürk`ün ilgiyle seyrettiği bir futbol maçı...</small></li></ol>

Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ATATÜRK VE BİNİCİLİK</strong><br />
 <br />
Ata ve atçılığa özel bir merak ve sevgisi yanında iyi bir binici de olan Atatürk, yurtta atçılığı ve yarışçılığı daima özendirdi. Yakınlarını da bu konuya ilgi göstermeye neredeyse zorladı. Bu da atçılığın ve yarışçılığın lehine olmuştu. Onun bu yoldaki emir ve direktifleriyle Türk atlı sporları olumlu bir gelişme kaydetmişti.</p>
<p><span id="more-2623"></span>Büyük kurtarıcının 14 Ocak 1923 günü İzmir`de Uşakzade Muammer Bey`in kızı Latife Hanım ile evlendikten sonra eşine verdiği armağanların arasında güzel bir atın bulunması da Atatürk`ün ata gösterdiği ilgi ve verdiği değerin ifadesidir kuşkusuz. Atatürk`ün tavlasındaki atların arasında &#8220;Sakarya&#8221; ya karşı özel bir ilgisi ve sevgisi olduğuda bilinir. Atatürk tatil günlerindeki atlı gezilerini hep &#8220;Sakarya&#8221; ile yapmak istemiştir.</p>
<p>Büyük Atatürk`ün at sevgisi , onu da bir ara yarışçılığa sevk etmişti. Gerçekte Atatürk belki de bunu yarışçılığı teşvik için yapmıştı. Atatürk`ün atının kazandığı bir yarışı, atçılık dünyamızın ünlü kişilerinden Said Akson`un &#8220;Yarışçılık Anıları&#8221; kitabından öğreniyoruz. Bu olayı , yazarının kaleminden keşfetmek gerekir:</p>
<p>&#8220;..Sosyete ve kordiplomatik yarışlarla alakalı idi. Fransa`dan gelen atlar içinde bir kısrak vardı. Bu Atatürk`ün atıydı. O sıra Afgan Kralı Amanullah Han Ankarayı ziyarete gelmişti. Atatürk Amanullah Han`ı yarışlara getirdi. Algrette yarışlara katıldı . Primerole gibi kuvvetli bir rakiple karşılaşacaktı. Algrette koşuyu kazandı. Amanullah Han çok memnun oldu ve Atatürk`ü hararetle tebrik etti.</p>
<p>Algerette Fransa da epey koşu kazanmış bir kısraktı, fakat tandonları zayıftı ve sene sonunda haraya çekildi, Ukko ile Alliance`in kızı olan Algrette çok muvafakiyetli bir damızlık oldu. Karacabey harasında Cumulus`ten doğurduğu Çankaya isimli ilk tayı Atatrük o zamanlar Türk Konkur ekibinin as binicilerinden Saim Polatkan`a hediye etmiştir..&#8221;</p>
<p>Atatürk`ün Süvarileri`nin binicilik dünyasının en büyük yarışmalarından biri olan Roma Enternasyonal Konkurupikleri`nin en büyük mükafaatı ve en önemli yarışlarından olan &#8220;Mussolini Kupası&#8221;nı kazanmaları Büyük Atatürk`e pek büyük sevinç ve mutluluk vermişti. Bunu günün Başbakanı Celal Bayar`ın, bu büyük başarıyı kazanan ekibin lideri General Cevdet Bilgişin`e yolladığı şu telgraftan da anlamak mümkündür Tarihi telgraf şöyledir:</p>
<p>&#8220;Milletler Müsabakasında Mussolini altın kupasını kazandığınızı bildiren telgrafınızı sevinçle aldım. Parlak muvaffakiyetlerinizi ve minnet duygularınızı Atatrük`e arz ettim. şefimiz hepinizden memnun oldular. &#8230;</p>
<p>Bende ekibimizi hararetle tebrik ederim . Ayni muvaffakiyetin bundan sonraki müsabakalarda da tecellisini diler, ayrı ayrı hepinizi gözlerinden öperim. &#8211; Celal Bayar.&#8221;</p>
<p>Gazi Koşusu</p>
<p>Onun yüce adına Gazi Koşusu düzenlenmektedir. Öte yandan Atatürk`ün Hipodruma gelerek at yarışlarını izlemesi de memleketimizde yarışçılığın inkişafı konusunda en büyük teşviki teşkil etmiştir. Ünlü İtalyan mimarı Viotti Violli tarafından yapılan ve günümüze dek olanca güzellliğiyle ulaşmış bulunan Modern Ankara Hipodromu`da Atatürk`ün emir ve direktifleriyle inşa edilmiştir.</p>
<p>Türkiye`de atçılığı ve yarışçılığı teşvik amacıyla kurulan &#8220;Yarış Islah Encümeni&#8221; de Atatürk`ün büyük desteğini görmüştü. Bu encümenin vaki ricası üzerine adına bir Gazi Koşusu`nun ihdas edilmesine severek izin vermiş (1926) ve böylece Türk yarışçılık dünyasının en öenmli klasik koşusu halini almış bulunan Gazi Koşusu, 1927 yılından bu yana Türk yarışçılığına renk katmaya başlamıştır.</p>
<p>İngiltere yarışçılık aleminde Derby ne ise , bugün Türk Yarışçılığında da Gazi Koşusu odur. Gazi Koşusu, bugün Türk yarışçılığının en büyük ve en önemli klasiği olarak devam etmektedir. 1927 yılından bu yana yarışlar aralıksız olarak gerçekleştirilmektedir. Yarış dünyamızın en büyük klasiği olan Gazi Koşusu`nun armağanı, Atatürk`ün at üzerindeki gümüş heykelidir. Ünlü heykeltraş Şadi Çalık`ın eseri olan bu heykel 1970 yılından beri Gazi Koşusu galiplerine verilmektedir.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturku-anma-spor-yarismalari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları'>Atatürk&#8217;ü Anma Spor Yarışmaları</a> <small>              ATATÜRK&#8217;Ü ANMA SPOR YARIŞMALARI Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-futbol.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Futbol'>Atatürk ve Futbol</a> <small>ATATÜRK VE FUTBOL Büyük Atatürk`ün ilgiyle seyrettiği bir futbol maçı...</small></li></ol></p>
<p>Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-binicilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK VE SPOR</title>
		<link>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-spor.html</link>
		<comments>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-spor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 18:56:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya YALCiN</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün spor ile ilgili sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bedenegitimci.com/?p=1853</guid>
		<description><![CDATA[ATATÜRK VE SPOR   = Her çeşit spor faaliyetlerini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğinin spor bakımından da milli heyecan içinde, itina ile yetiştirilmesi önemli tutulmalıdır.  = Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz, idrâk ve ahlâk da bu [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-2.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Spor'>Atatürk ve Spor</a> <small>ATATÜRK VE SPOR GÜREŞ Atatürk, sporlar arasında en çok güreşi...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturkun-beden-egitimi-ve-spor-politikasi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk&#8217;ün Beden Eğitimi ve Spor politikası.'>Atatürk&#8217;ün Beden Eğitimi ve Spor politikası.</a> <small>Büyük Atatürk`ün ölümünü takip eden günlerde, o zamanlar yalnız Avrupa`nın...</small></li></ol>

Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bedenegitimci.com/wp-content/uploads/2010/03/m.kemal_.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1854" title="m.kemal" src="http://www.bedenegitimci.com/wp-content/uploads/2010/03/m.kemal_-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" /></a></p>
<p>ATATÜRK VE SPOR<a href="http://img.blogcu.com/uploads/musainanoglu_1.gif"></a></p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>= Her çeşit spor faaliyetlerini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğinin spor bakımından da milli heyecan içinde, itina ile yetiştirilmesi önemli tutulmalıdır.<br />
 <span id="more-1853"></span>= Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz, idrâk ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim.</p>
<p>= Türk milleti anadan doğma sporcudur. Henüz yürümeye başlayan köy çocuklarını bile harman yerinde güreşirken görürsünüz. Ata en çok ve iyi binen yalnız Türk erkekleri değildir, Türk kadını da bu işi iyi bilir.<br />
= Türk çocuklarına sporun bugünkü tekniğini öğretmek ve bunların bir kısmını bazı törenlerde ve bayramlarda dekor olarak koymak gerekir. “Buna lüzum var mı, yok mu?” gibi soruya şöyle cevap verilebilir: Esasen yoktur, fakat hakikati görmeyen cihan nazarında, mevcut ve muhakkak bir hakikati ufak bir örnekle ispat edebilmek için gereklidir.<br />
= Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.<br />
= Genç Türk çocukları top oyunlarında, herhangi bir millet çocukları kadar talimli ve alışkın görünmeyebilirler. Bundan müteessir olmaya lüzum ve mahal yoktur. Biz çocuklarımızın hakiki kuvvet, kudret ve zekâ müsabakalarında, her gün, her yerde, hattâ her köyde görmekteyiz. Bunu göremeyenlerdir ki; alayişli işleri yapamıyor gibi görünen Türk gençliğine endişe ile bakmaktadır.<br />
= Açık ve kat’i olarak söyleyeyim ki, sporda muvaffak olmak için her türlü muavenetten ziyade, bütün milletçe sporun mahiyet ve kıymeti anlaşılmış olmak ve ona kalpten muhabbet ve onu vatani vazife telakki eylemek lazımdır.<br />
= Türk gençliğinin top oyunu ile buna benzer sporlarında kusurları görülebilir. Çünkü bu kusurların biraz dikkat ve biraz da talim ile ortadan kalkması mümkündür. Buna o kadar ok ehemmiyet vermemelidir. Bizler için asıl olan Türk çocuklarının sporu sevmeleri ve fiziki kuvvetlerini yerinde kullanabilmeleridir.<br />
= Her boy ölçüşmede arkalarında Türk Millet’inin bulunduğu ve Millet şerefini düşünmelerini Türk sporcularına meslek düsturu olarak kaydediyorum.<br />
= Bugünün spor mefhumu bedeni güzelleştirecek, tekamül ettirecek ve irade nefse itimat gibi ruhi vasıfları yükseltecek bir faaliyettir. Her yerin hususi imkân vaziyetine göre fenni spor tasnifine uyan hareketlerin inkişafı teşvik ve takip edilmelidir.<br />
= Dünyada yenilmeyen kimse, yenilemeyen takım, yenilmeyen ordu, yenilmeyen kumandan yoktur. Yenilgilerden sonra üzülmek de tabidir. Ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yok edecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. Yenilen hemen toparlanmalı, kendini yeneni yenmek için olanca gücü ile azimle daha çok çalışmalıdır.<br />
= Benden, “Spor nedir?” diye sorulursa vereceğim cevap şudur: Spor, vatanın, milletin âli menfaatlerine tecavüz edenleri gırtlağından yakalayıp memleket ve millet hadimlerinin huzuruna getirebilmek kâbiliyeti, maddiyesi ve maneviyesidir.<br />
= Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim idealimize durmadan yorulmadan yürüyebilir.<br />
= Fikri inkişafa olduğu gibi, bedeni inkişafa da ehemmiyet vermek ve bil Atatürk’ün Spor ile ilgili sözleri hassa seciye-i milliyeyi derin tarihimizin ilham ettiği yüksek derecelere çıkarmak lazımdır.<br />
= Biz henüz Avrupa derecesine gelmedik. Sporda tek ve sarih bir gaye gözetmek lâzımdır. Sporu ya propaganda için yapacağız, yahut da bedeni tekamülümüzü temin için yapacağız.<br />
= Bir insan hayatında büyük bir muvaffakiyet kazanabilir, fakat yalnız onunla övünerek kalmak isterse, o muvaffakiyet de unutulmaya mahkûmdur. Onun için çalışmak ve daima muvaffakiyet aramak, herkes için esas olmalıdır.</p>
<p>= Gençlik gelişen ve yetiştiren bir çalışmanın içinde yaşatılmalıdır. Millet gururlu, birbirini anlayan, birbirini seven, ideale bağlı bir halk kitlesi halinde teşkilatlandırılmalıdır.<br />
= Spor ve bütün beden hareketleri gençlik terbiyesinin ve milli terbiyenin vazgeçilmeyecek olan asli ve mühim bir rüknüdür. Bu sebeple Türk gençliğinde ve Türk halkında spora ve beden hareketlerine sevgi ve alaka uyandırmalı, bunları bir kitle hareketi, milli bir faaliyet halinde getirmelidir.<br />
= Her ulus, çocuklarının sıhhatli ve gürbüz olmaları için yaşadıkları bölgenin sıhhi şartlarını temin etmek, devlet halinde bulunan siyasi teşekküllerin en birinci vazifesidir. Ondan sonra en küçük yaştan en son yaşa, yani insan ömrünü vasati süresince derece derece beden faaliyeti önemli yer tutar ve tutmalıdır da.<br />
= Bir toplum yalnız spor ile rengini ve kuvvetini değiştiremez. Orada hakim olan sıhhî, sosyal, medenî bir çok gerek ve şartların teminine yönelen teşebbüs ve tedbirlerin uygulanması lazımdır.<br />
= Güçsüz beyinler, yetersiz gözler gerçeği kolaylıkla göremezler.<br />
= Asıl önemli olan şey başarı değil, ÇABADIR.</p>
<p><a href="http://www.bedenegitimci.com/wp-content/uploads/2010/03/yazının-üstüne-tıkla-İNDİR12.png"></a></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-3.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: ATATÜRK VE SPOR'>ATATÜRK VE SPOR</a> <small>  Atatürk ve Spor Atatürk Adına Düzenlenen Yarışmalar  Türk sporunda...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/beden-egitimi-ders-dokumanlari/ataturk-ve-spor-2.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ve Spor'>Atatürk ve Spor</a> <small>ATATÜRK VE SPOR GÜREŞ Atatürk, sporlar arasında en çok güreşi...</small></li><li><a href='http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturkun-beden-egitimi-ve-spor-politikasi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk&#8217;ün Beden Eğitimi ve Spor politikası.'>Atatürk&#8217;ün Beden Eğitimi ve Spor politikası.</a> <small>Büyük Atatürk`ün ölümünü takip eden günlerde, o zamanlar yalnız Avrupa`nın...</small></li></ol></p>
<p>Related posts brought to you by <a href='http://mitcho.com/code/yarpp/'>Yet Another Related Posts Plugin</a>.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bedenegitimci.com/genel/ataturk-ve-spor/ataturk-ve-spor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

